Canan Tan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Canan Tan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2015 Cuma

Okundu, Bitti...

Bugünkü yazımda 3 tane kitap var. Üçü de birbirinden akıcı, su gibi okunup bitiyor. Üçünü toplam bir haftada okudum.

Birincisi “Keşke Kadın Olsam”...
İsmi zaten kadınlara beni al ve oku diyor. Ben de öyle yaptım J Aldım ve okudum. Aykut Oğut’un yazmış olduğu bu kitap kadınlara ne kadar güçlü olduklarını bir kez daha hatırlatıyor. Okurken yazarın bazı cümlelerine katılmasam da bir çok yerde hak verdim.
İkinci kitap ise “Pembe ve Yusuf”...
Pembe ve Yusuf  Canan Tan’ın yazmış olduğu bir Güneydoğu hikayesi. İçinde çocuk gelinler var, göç var, töre var kısacası yaşam var.
Üçüncü kitap is “Leyla’nın Evi”...
Leyla’nın Evi bir Zülfü Livaneli kitabı. Yazarın diğer kitapları gibi bu kitabını da bir solukta okudum. Her ne kadar yazara ait favori kitabım hala Serenad olsa da Leyla’nın Evi’ni de çok beğendim.

Keyifli okumalar...  

18 Haziran 2013 Salı

Mübadeleden Geriye "Hasret" Kaldı

Geçtiğimiz hafta Marmaris’te güzel, dinlendirici bir tatil geçirdim. Tatilimin ayrıntılarını önümüzdeki günlerde paylaşacam. Ancak öncesinde tatilde okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Canan Tan’ın son romanı Hasret... Canan Tan ile “Piraye” sayesinde tanışmıştım. Çok beğenmiştim Piraye’yi hatta favori kitaplarım arasına almıştım. Ancak sonrasında okuduğum diğer Canan Tan kitaplarında aynı keyfi yakayamadım ta ki Hasret’ e kadar. Tatile gitmeden evvel kitapçıda gezerken yeni çıkan kitaplar arasında görerek aldığım ve tatilde bir solukta okuduğum Hasret’e kadar...

Hasret, bir türk genci ile rum kızı arasındaki aşkın mübadele dolayısıyla özleme dönüşmesini konu alıyor. Hikaye gerçek hayattan alınmaymış. Bu durum romanı daha da ilgi çekici yapıyor. Hikayeyi okurken olayın geçtiği Keskin kasabası sık sık gözümde canlandı ve kendimi romandaki karakterlerin yerine koymadan edemedim. Güneşli bir Marmaris sabahında başladığım bu hüzünlü kitabı öğle üzeri yarılamıştım bile. Ertesi günü kitabın sonuna gelmenin verdiği burukluk ile kitabı bitirdim. Kitabın anlatımı oldukça sürükleyici, karakterler iyi analiz edilmişti. Kısacası vaktiniz varsa bu kitabı okuyun derim :)