21 Mayıs 2024 Salı

Şubat Ayı Özeti

Yoğun geçen bir aydı Şubat ayı. Açılışı her zamanki gibi doğum günüm ile yaptım. Yeni yaşıma adım atarken birbirinden güzel çiçekler aldım, defalarca kez mum üfleyip dilekler tuttum, arkadaşlarımla ve ailemle yemeklere çıktım hepsinden önemlisi de hatırlandığıma dair bir sürü mesaj ve telefon çağrısı alarak mutlu oldum.

Bunun haricinde Şubat ayı yeni mekan keşifleri ile doluydu…Bir gün kuzenimle buluşup Moda Çikolatacısı’na gittik.

Aşağıda gördüğünüz bu nefis tatlı ile onyüzbin kalori almış olabilirim.

Tatlı sonrası ise Kadıköy pazarında dolaştık. Pazar gezmeyi seven kaç kişiyiz?😊

Kadıköy’e geçince final her zamanki gibi kokoreç ile oldu.

Bir akşam ise iş arkadaşlarımla doğum günü kutlaması bahanesi ile Galata’daki Molto Bene’ye gittik. Molto Bene’nin pizzası son zamanlarda yediğim en iyi pizza diyebilirim.

Başka bir hafta sonu da yine bir arkadaşımla buluşup beraber Beyoğlu’nda turladık.

O günün keşfi ise yeni açılan Minoa Kitapevi oldu. Kitapevinin dizaynı, kitap çeşitliliği ve kafesi harikaydı. Tek sıkıntı ise maalesef çok kalabalık olmasıydı. Kitap okuma ile pek arası olmayan onlarca insan sadece fotoğraf çekilmek için buraya gelmişti. Ama tahminin bu furya kısa sürer ve sonunda kitapçı biz kitapseverlere kalır 😊


Merdivenlerin güzeliğine bakar mısın?

Şubat ayına aynı zamanda bir müzikal, bir bale gösterisi ve bir de sinema sığdırdım. Onlardan da önümüzdeki yazıda bahsedelim mi?

15 Mayıs 2024 Çarşamba

Ocak Ayı Özeti

Yeni yıla girmeden evvel 2024 yılı için yaptığım planlar arasında bloguma daha sık yazı yazmak da vardı. Ancak yoğun iş tempom maalesef buna müsaade etmedi. Geçenlerde en son yazıyı ne zaman yazmışım diye bakınca Kasım ayı olduğunu fark ettim ve bu duruma gerçekten üzüldüm. En sevdiğim sanal platform olan blogumdan çok uzun süre ayrı kalmışım O zaman bir daha arayı bu kadar açmama niyetiyle geçmiş ayların hızlıca bir özetini çıkaralım.

Yılın ilk günü aslında oldukça sade ve sakin başladı. Böyle kokulu mumlarla, yeni yıl temalı makaronlarla yılın ilk gününe merhaba dedim.

Tabii ki bu beylik sadece tatil olan yılın ilk günü için gerçekleşti:) Sonrasında nerede kalmıştık diyerek yine yoğun iş temposunun içine gömüldüm.

Hani pandemide başlayan bir mutfak sevdam vardı ya o hızı biraz kesilmiş olsa da hala devam ediyor 😊 Şirketimin hediye ettiği yılbaşı sepetinden çıkan malzemelerle nefis makarnalar hazırladım. Ocak ayının yemeği kremalı, mantarlı ve trüf yağlı makarna oldu diyebilirim. 

Zaman zaman da arkadaşlarımla buluştum ve hem güzel manzaraların hem de nefis lezzetlerin tadını çıkardım.

Bazen de kimseyle buluşmak istemeyerek kendi başıma zaman geçirdim. Nişantaşı sokaklarında dolaştığım da oldu rastgele keşfettiğim bir kafede çıtır çıtır yanan odun ateşinin başında kahve içtiğim de.

İşte böyle geçti Ocak ayı. O zaman Şubat ayı için yeniden buluşalım mı?

6 Ekim 2023 Cuma

Kitaplar

Bir önceki yazımda da değindiğim gibi okuduğum kitapları burada paylaşmayalı çok uzun zaman oldu.  O yüzden bugün kitap paylaşma günü olsun…

İlk olarak Bir Aşk Masalı’ndan bahsetmek istiyorum. Yazarı Ahmet Ümit olunca polisiye roman okuyacağım düşüncesiyle kitabı satın aldım ama kitap masal kitabı çıktı 😊 Mecazi anlamda söylemiyorum,  Ahmet Ümit bu sefer gerçekten bir masal kitabı yazmış. Altı ülkenin altı prensi rüyalarında gördükleri kıza ulaşabilmek için savaş veriyorlar.  Yazarın bolca mesaj verdiği değişik bir roman olmuş ancak bazı yerlerde çok tekrar var. Aynı cümleler altı prens tarafından sürekli tekrarlanınca kitap sıkıcı bir hal alabiliyor. Sonuç olarak fena değildi statüsüne koyduğum kitaplardan biri oldu.

İkinci paylaşmak istediğim kitap ise Beni Hep Böyle Hatırla…Bir Melike İlgün kitabı. Hani bazen sofrada en sevdiğimiz yiyeceği en sona saklarız ya işte ben de ne zaman Melike İlgün kitabı alsam okumakta bilinçli olarak geciktiriyorum. Geçen sene aldığım kitabı yeni okudum ve yazarın bu kitabını da çok beğendim. Kitapta 6-7 Eylül olaylarının birçok insanın hayatını nasıl etkilediği farklı açılardan kaleme alınmış. Sürükleyici, bir nefeste okunan bir kitap olmuş.

Son olarak okuduğum kitap ise Sophie Kinsella’nın Sana Bir İyilik Borcum var kitabı oldu. Sophie Kinsella kitaplarını genelde tatilde tercih ediyorum. Yazarın romanları çok da edebi olmayan nane şekeri tadında kitaplar. Yani okunduğu anda ferahlık veriyor ama bu ferahlık geçici 😊Tatilde kafa dağıtmak için çok iyi oluyor. Bu romanda da aile işletmesi çalıştıran bir kadının hem işletmeyi ayakta tutmaya çalışması hem de karışık aşk hayatı konu edilmiş.

O zaman okuyarak kalın…

3 Ekim 2023 Salı

Yine Bir Tatil Yazısı

Aslında amacım Almanya seyahati yazılarını tamamlayınca biraz İstanbul yazıları yazmaktı ama iş yoğunluğumdan bir türlü fırsat bulamadım. Geçtiğimiz hafta ise deniz, kum ve güneş ile buluşmak için Ege kıyılarındaydık.  Bu yüzden İstanbul yazılarının önüne tekrar bir tatil yazısı koyuyorum 😊

Gezmeli, görmeli, yeni lezzetler ile tanışmalı tatilleri çok seviyorum. Binlerce adım atsam da, oradan oraya koşturup yorgun bir şekilde İstanbul’a dönsem de beden yorgunluğumun aksine zihnim çok dinlenmiş oluyor. Öte yandan tuzlu su ile buluşup, hiçbir şey yapmadan uzanıp sadece kitap okuyup lezzetli kokteylleri tadarak vakit geçirdiğim tatiller de bana çok keyif veriyor. İşte bu tatil de tam öyle bir tatildi.

Çoğunlukla sabahları gün doğarken uyandım. Henüz alacakaranlık iken bol bol yürüyüş yaptım. Sonrasında güzel bir kahvaltı ve kahve keyfi…

Tuzlu suyu çok özlemişim. Denizde kimseler yokken sabah erken saatler de kulaç atmak harikaydı.

Bizim için artık tatil ritüeli olan tavla maçları da tatilin kaçınılmaz bir parçasıydı.

Sürükleyici, gözlerimi ayıramadığım kitaplar okudum. Bir ara bir blog yazısı yazacağım okuduğum kitaplar için. Uzun zaman oldu burada kitap yazısı paylaşmayalı.

Veee nefis gün batımları…

Şimdi yeniden İstanbul’dayım, siz bu yazıyı okurken kim bilir ben hangi maili cevaplıyor olacağım:) Keyifle kalın…

31 Ağustos 2023 Perşembe

Nürnberg ve Dönüş Hazırlığı

Kısa bir yürüyüşün ardından şehrin renkli evleri ile ünlü sokağındayız. Evet, sokak güzel ama benzeri bizim Balat’da da olduğu için çok fazla etkilenmiyoruz:)

Birkaç fotoğraf çektikten sonra bu sefer yokuş yukarı tırmanmaya başlıyoruz. Amacımız Albrecht Dürer meydanına ve kaleye ulaşmak. Meydana geldiğimiz anda bizi ünlü ressamın evi ve önündeki sevimli tavşan karşılıyor.

Albrecht Dürer’in evi müze durumuna getirilmiş ve ziyarete açık. Ancak çok da fikir sahibi olmadığımız bu ressamın evini görmek ilgimizi çekmiyor.  O yüzden kaleye yöneliyoruz ama önce kahve molası.

Kaleye giriş ücretsiz ve kalenin harika bir bahçesi var.

Papatyaların güzelliği :)

Seyir terasına ulaştığımızda Nürnberg’in güzel evlerini bir de tepeden görmüş oluyoruz.

Sonrasında ana meydana tekrar dönüyoruz. Bu sefer yine bir mola verip sıcak çikolata ve buraya özgü Nürnberger Lebkuchen tatlısını deniyoruz.

Gözümüzün önünde sıcacık yapılıp servis edilen bu tatlılara bayılıyoruz.

Veee artık dört günlük seyahatimizin sonuna geliyoruz ve yurtdışında yapmayı en çok sevdiğimiz şeylerden biri olan market alışverişi ile gezimizi sonlandırıyoruz.

24 Ağustos 2023 Perşembe

Son Durak : Nürnberg

Seyahatimizin son günü Nürnberg garındayız. Diğer garlardan daha ihtişamlı bir yapı bizi misafir ediyor.

Garın hemen karşısındaki kapıdan içeri girdiğimiz anda eski şehir başlamış oluyor.

Girişteki el sanatları çarşısında yer alan güzel evler birkaç sene evvel Strasbourg’da gördüğümüz evleri anımsatıyor.

Yanyana dizilmiş birçok dükkan var. Kimi dükkanda el yapımı mumlar, kimi dükkanda bakırlar, kimi dükkanda cam eşyalar alıcılarını bekliyor.

Dükkanları tek tek gezdikten sonra merkeze doğru ilerliyoruz. Önce Nürnberg katedrali karşılıyor bizi. Almanya’daki çoğu kilise ve katedral birbirine benziyor. Genellikle gotik tarzda inşa edilmiş kiliselere rastlamak mümkün.

Kilisenin hemen önünde sokak yiyecekleri satan bir pazar var. Satılan yiyecekler bize çok hitap etmediği için burayı es geçiyoruz.

Biraz daha aşağı doğru ilerleyince köprüler başlıyor. Nürnberg’in zaten asıl olayı bu köprüler. Her köprü farklı bir manzara vadediyor.

Köprüleri geçince ise çok nezih bir mahalle olan Trödermarkt adacığını görüyoruz. Burası sanırım Nürnberg’de en sevdiğim yer oldu.

Sırada Nürnberg’in ana meydanı ve bu meydanda yer alan ihtişamlı çeşme Schöner Bruner var.

Altın çeşme epey popüler noktalarından biri.

Meydanı birkaç kez turladıktan ve fotoğraf çektikten sonra güzel evleri ile ünlü başka bir sokağa yönleniyoruz. Ne zaman tabii ki bi dahaki yazıya 😊