Kaçma pencerelerden
Gözüm sendedir
Saçları kıvır kıvır
Yanaklarda gamzelerSen bir kere gül
Üsküdar senin olsun
Kayahan’ın söylediği
bu şarkıyı çocukluğumda çok severdim. Çünkü şarkının klibinde Kız Kulesi
gözükürdü. Kız Kulesi benim için büyülü bir mekandı. Denizin ortasındaydı, öyle
hadi gidelim deyince gidilemezdi ve ilginç
bir hikayesi vardı. Yıllar sonra bir gün Kız Kulesi’nin ziyarete açıldığını
öğrendim. Tabi ki hemen gittim ve gördüm. Ancak gözümde o kadar çok büyütmüşüm ki
artık ne bekliyorsam gittiğimde biraz hayal kırıklığı yaşadım.
Geçen
haftalarda bir Pazar günü annemle konuşuyorduk. Birden hadi metro ile Üsküdar’a
gidelim dedik. Hem daha evvel hiç kullanmadığımız Marmaray’ı kullanırız hem de
Kız Kulesi’nde biraz keyif çatarız diye düşündük.
Üsküdar’dan
Kız kulesine ufak teknelerle geçiş imkanı sağlanıyor. Eskiden 7.5 TL olan fiyat
şimdi 20 TL olmuş. 3 dakikalık bir geçiş için bu fiyat bana pahalı geldi
açıkçası. Ancak yüzmekten başka buraya ulaşma imkanımız olmadığı için mecburen
bindik tekneye.
Kız kulesinde
giriş katta ve diğer katlarda farklı restoranlar bulunuyor. Daha önceki
gelişimizde sadece giriş kattaki restoran açıktı diye hatırlıyorum. Cam kenarı
bir masaya yerleştik ve siparişimizi verdik. Mekanın ambiyansı çok hoş. Özellikle
akşam yemeği için tercih edilebilir. Böyle sevgili ile gidilesi bir mekan Kız
Kulesi :)
Ayrıca giriş
katta kız kulesine ait hediyelik eşyalar
satan bir stand bulunuyor.
Üsk katlara
çıktıkça Kız Kulesi ile ilgili anlatılan efsanelerin resmedildiğini görüyoruz. Bu efsanelere http://www.kizkulesi.com.tr/GecmistenGunumuze.asp
sayfasından ulaşılabilir.
1.Hikaye :
Hero & Leandros hikayesi...
2.Hikaye :
Kralın kızı ve yılan
3.Hikaye :
Battal Gazi
Kulenin en
üst katında ise bir seyir terası bulunuyor. Burada istenirse gözlem
yapılabiliyor. Bizim gittiğimiz gün hava çok puslu olduğu için pek bişi
görünmüyordu.