Aralık ayına
ait bir diğer sevdiğim şey ise kuşkusuz salep. Havaların soğumaya başlaması
ile sahlep de eve girmeye başladı. Geçenlerde sahlebim, çikolatalı bisküvilerim ve
Mrs.Dalloway ile keyifli bir akşam geçirdim. Mrs.Dalloway, Virginia Woolf
tarafından yazılmış bir kitap. Bana bir yakınım tarafından hediye edildi. Konu
1.Dünya Savaşı sonrası Londra’da geçiyor. Kitapta olaylar silsilesi, düğümler,
çözümler..vs yok. Roman bilinç akışı tekniği ile yazılmış. Kişilerin bir gün
boyunca yaşadıkları ve düşünceleri bize yansıtılıyor. Kitabı zaman zaman Londra
sokaklarında gezerek zaman zaman da İngiliz kültürüne şahitlik ederek zevkle
okudum.
Salep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Aralık 2014 Salı
Yeni Yıl Hazırlıkları ve Mrs.Dalloway
Aralık
ayı...Yılbaşı hazırlıklarının tavan yaptığı bu ayı seviyorum. Caddeler,
sokaklar şimdiden ışıl ışıl oldu. Dev çam ağaçları rengarenk toplarla süslendi.
Mağazalarda hem promosyonlar hem de ürün çeşitliliği arttı. Herkes de tatlı bir
telaş var. Kimi yılbaşında kuracağı sofranın detayları ile uğraşıyor, kimi
sevdiklerine ufak tefek bir şeyler alma derdinde kimi de 2014 yılında gerçekleştiremediği
istekleri için 2015 yılına planlar yapıyor. Ben de hafta sonu yakınlarıma çam
sakızı çoban armağını bir şeyler aldım. Hediye vermek için illa ki özel bir gün (yılbaşı, sevgililer
günü, anneler/babalar günü..vs) olmasını beklememe taraftarı olsam da böyle günler
de hediyeleşme için vesile oluyor. Ayrıca hafta sonu evdeki çam ağacını kurdum.
Kırmızı ve dore süslerle donanan çam ağacı bir aylığına salondaki yerini aldı.
31 Ocak 2014 Cuma
Salep ve Mavi Karanlık
Kış ayları
gelince, soğuklar iyiden iyiye yüzünü gösterince benim için vazgeçilmez olan
tek içecek salep oluyor. Çocukluğumda yanımızda bir pastane vardı. Her gün o
pastaneye gidip salep içerdim. Sonraları o pastane kapandı. Kış mevsimi
başlayınca salep sayıklar olmuştum. Bir gün babam eve toz salep alarak geldi.
Ancak bu salep benim pastaneden aldığıma hiç benzemiyordu, tadını beğenmemiştim.
Yıllarca o pastaneden içtiğim salebin peşinde koştum durdum ama bir türlü
bulamadım.
Şimdilerde ise
market raflarında kutu salep çıkıyor karşımıza. Aynı kutu sütler gibi, cezveye
boşalt,ısıt, iç...Çeşitli markaların bu şekilde salepleri mevcut. Tadı da fena değil. (Tabi o bizim komşu
pastanenin salebine benzemiyor)
Geçen akşam kitap
okurken bana böyle bir salep eşlik etti. Son okuduğum kitabın ismi “Mavi
Karanlık”. Mavi Karanlık 1980 öncesi dönemi anlatan bir Vedat Türkali kitabı.
Hikaye oldukça sürükleyici.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)