Süleymaniye
camii de diğer büyük camiler gibi külliye olarak inşaa edilmiş. Yani caminin
beraberinde medrese, hamam, türbe gibi yapılar da bulunuyor. Yapımı
tamamlandığı esnada tam 6 tane medrese varmış. Şu an medreslerden bir tanesi Süleymaniye
Kütüphanesi olarak kullanılıyor. Külliyenin yemekhanesi ise restoran olarak
hizmet veriyor. (Hava çok soğuk olduğu için buraları gezemedim artık bi
dahakine)
Küliiyede 3 adet
türbe bulunuyor. İlki Sultan Süleyman türbesi. Burada Sultan Süleyman, kızı
Mihrimah Sultan, Sultan 2.Ahmet, Sultan 2.Süleyman'ın mezarları bulunuyor.
Kubbenin tavanı gökyüzü izlenimi vermek için özel plaka ile kaplanmış ve elmas
taşlarla döşenmiş. Türbe ziyarete açık olmadığı için sadece dışardan
fotoğraflayabildim.
2.türbe ise
Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan’a ait. Burası da ziyarete açık değildi.
3.türbe ise
Mimar Sinan’a ait. Bu türbeden Süleymaniye’yi 2.kez ziyaret ettiğim zaman
bahsetmeyi düşünüyorum. Ayrıca külliye içinde dönemin ileri gelenlerine ait bir çok mezar bulunuyor.
Bahçede
adını bilmediğim, çok güzel pembe çiçekler açmış bu ağacın dalları nazlı nazlı
sallanıyordu. Fotoğraf çekmeden geçemedim.
Camiden
çıktığım zaman istikametim kuru fasülyeci oldu. Caminin karşısında yan yana
sıralanmış bir sürü kuru fasülyeci var. Benim tercihim daha önce önerilen
Erzincanlı Ali Baba idi. Hafif acılı kuru fasülyesi gerçekten lezzetliydi.
Fiyatlar da makuldu.
Fasülyenin
üzerine bir de tahinli kabak tatlısı yedim. Tahin kabak tatlısını ne kadar
güzelleştirmiş anlatamam. Aynı bu şekilde bol fındıklı ve tahinli evde de
yapmayı düşünüyorum.
İyi hafta
sonları...