Resne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Resne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2013 Pazar

Resne, Manastır, Üsküp ve Tatilin Sonu

Ne şehittir, ne de gazi pisi pisine gitti Niyazi...Bu sözü hep duyar çok da kullanırız. Ancak bu Niyazi kimdir, nerelidir çoğumuz bilmeyiz.  Turumuzun son gününde Niyazi ile ilgili epey detaylı bilgiler edindik. Niyazi, Resne’de doğmuş, 2.Meşrutiyet’in ilanına neden olan ayaklanmada önemli rol oynamış bir ittihatçıymış. Özellikle Balkanlarda çok ünlüymüş. Ancak bir gün koruması tarafından öldürülmüş. Neden öldürüldüğü tam olarak bilinmediği için de hakkında “Ne şehittir ne de gazi pisi pisine gitti Niyazi” sözü kullanılmaya başlamış. Sabah saatlerinde uğradığımız Resne’de, Niyazi’nin sarayını gezdik.


Saray gezisinden sonra Manastır’ a doğru yola çıktık. Manastır’a vardığımız zaman gördüğümüz en önemli yer Atatürk’ün okulu Manastır Askeri İdadisi idi. Manastır Askeri İdadisi, Makedonya tarafından müzeye çevrilmiş. İçinde Atatürk’ün fotoğrafları, özel eşyaları ve el yazısı sergileniyor.


Askeri idadiden sonra Manastır şehrini gezmeye başladık. Manastır, tipik bir Anadolu şehri gibi...Burada o meşhur türküye konu olan havuz ve çeşmeyi gördük.

Manastırın ortasında bir havuz
Aman havuz canım havuz
Dimetoka kızlarının hepi de yavuz
Biz çalar oynarız

Manastırın ortasında var bir çeşme
Aman çeşme canım çeşme
Dimetoka kızlarının hepsi de seçme
Biz çalar oynarız



Daha sonra gezimizin son durağı olan Üsküp’ e hareket ettik. Üsküp’e yolculuk boyunca Şar dağları bize eşlik etti. Üsküp’te ise bizi Vardar Nehiri karşıladı. Vardar Nehiri şehri ikiye ayırıyor. Şehirin bir tarafı eski ve bakımsızken diğer tarafı modern ve gelişmiş durumda. Bana fikrimi soracak olursanız ben eski tarafı daha sıcak buldum ve daha çok sevdim.

Öğle yemeğimizi eski tarafta çarşı içinde yedik. Üsküp’ün hem köftesi hem de kuru fasülyesi meşhur. Hangisini yiyeceğimize karar veremeyince her ikisinden de azar azar söyledik. Valla köftesi güzeldi ancak kuru fasülyesi öyle aman aman değildi ama lezzetsiz olduğunu da söyleyemem.



Yemekten sonra şehrin yeni tarafına geçtik. Orada devasa heykeller, ünlü mağazalar çeşitli modern yapılar bulunuyordu. Heykeller içinde en dikkat çekici tabi ki ünlü Makedon Büyük İskender’in heykeliydi.


Akşam saatlerinde ise Rahibe Teresa’nın evini gördük ve gezimizi noktaladık.


Tam 7 gün boyunca Balkanları bir uçtan diğer uca gezdik. Zaman zaman muhteşem manzaralar bize eşlik etti, zaman zaman fakir şehirlerden geçtik. Yürüdük, yürüdük, fotoğraflar çektik. Bazen yağmurda kaldık ıslandık, bazen güneş tam tepemizde bunaldık. Tarihte yolculuk ettik, çeşitli medeniyetlere tanık olduk ve çok lezzetli yemekler yedik. Kısacası yedi gün süren güzel ama bir o kadar da yorucu bir seyahat yaptık. Balkanlara dair güzel anılar biriktirdik...