Bugüne kadar
Kafka ile ilgili o kadar çok övgü yazısı okudum ki onun bir kitabını okumamış
olmanın eksikliğini hissediyordum. En nihayetinde Milena’ya Mektuplar ile bu
eksikliğimi gidermeye karar verdim ve kitaba başladım. Başladım başlamasına da
kitap bir türlü bitmek bilmedi. Herkesin övgülerle söz ettiği kitap benim
elimde resmen süründü. Mektuplar tek taraflı olduğu için yani Milena’nın
karşılık olarak yazdığı mektuplar olmadığı için konuları takip etmekte epey
zorlandım (kitabın en sonunda index benzeri yardımcı bir bölüm varmış, bunu
sonradan farkettim) ama sonunda bitti. Bir daha Kafka okur muyum bilmiyorum ama
tabi ki bu durum Kafka’nın önemli bir yazar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Diğer
okuduğum kitap ise Kamelyalı Kadın oldu. Markette dolaşırken gördüğüm ve 3 TL
gibi bir fiyata satın aldığım Alexandre Dumas’ın kitabı klasikler içinde yer
alıyor. Hikaye Paris’te geçiyor ve Fransız bir fahişenin kısa hayatını konu
alıyor.
Son okuduğum
kitap ise Yol oldu. Metin Hara’nın yazdığı kitap kişisel gelişim türünde. Tüm
kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi bu kitabı okurken de acayip gaza
geldim. Bi mutluluk hallerine büründüm ama kitap bittikten ve üzerinden biraz
zaman geçtikten sonra o halin etkisinin gitmesi uzun sürmedi J
Keyifli
okumalar...