Bugün itibari ile resmi olarak bahar geldi diyebiliriz. Artık
hava ısınacak, toprak ana uyanacak ve ağaçlar
rengarenk kıyafetlerini giyecek. Kuzey yarım küre için bugün ekinoks vakti. Ben
ekinoksu hep 21 Mart bilirdim. Meğer bazı seneler 20 Mart’a denk gelirmiş.
Baharın gelişini ben de mis kokulu çiçekler alarak kutladım. Evet ben kendi
çiçeğini kendi alan kadınlardanım İlla ki birinin bana çiçek hediye etmesini
bekleyerek neden o güzel canlılardan mahrum kalayım di mi ? J
Şimdi etrafı kaplamış mis gibi sümbül kokusunu soluyarak bu
yazıyı yazıyorum. Yazımın asıl konusuna dönecek olursak son okuduğum
kitaplardan bahsedebilirim.Okuduğum ikinci kitap ise Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm oldu. Bu kitap Zülfü Livaneli’nin ilk kitabıymış. Ancak yazdıkları bir türlü içine sinmediği için geç basılmış. Kitap, Stockholm’de yaşan siyasi mülteci olarak sığınma hakkı elde etmiş bir gencin yaşamını konu alıyor. Diğer Zülfü Livaneli kitaplarından farklı olarak biraz daha psikolojik detaylar ön planda. Ama sonuçta bir Zülfü Livaneli kitabı, su gibi okunup bitiyor. Keyifli okumalar…