4 Haziran 2015 Perşembe

Yeni Bir Hobi, İnci Küpeli Kız ve Niyazi Gül

Çocukluğunda boyama yapmayı sevenler parmak kaldırsın? Ne güzeldi rengarenk kalemler ile boya defterlerini doldurmak, hayal gücünü çalıştırmak di mi? Peki o günler çok mu uzak? Hiç de değil JArtık yetişkinler için de boyama kitabı çıkmış. Tabi ki hiç durmadan gidip aldım ve boyamaya başladım. Stres atmak, kafa dağıtmak için bire bir tavsiye ederim.
Bu arada 2 tane de film seyrettim. Bunlardan biri  “İnci Küpeli Kız”. Hollandalı ressam Jan Vermeer’in tablosundan yola çıkılarak yapılmış olan film, 1600’lü yıllarda Hollanda’da geçiyor. Başrolleri Colin Firth ve Scarlett Johansson paylaşıyor. Film konu olarak durağan olmasına rağmen sonunu merak ettirerek ilerliyor. Oyunculuklar ise çok beğendim. Özellikle Scarlett Johansson iyi iş çıkarmış ve tablodaki kıza da şaşırtıcı derece benziyor.
İzlediğim diğer film ise Niyazi Gül Dört Nala oldu. Ata Demirer’in “Eyvah Eyvah” serisini sevdiğim için tereddüt etmeden bu filme de gittim. Film, Eyvah Eyvah’ın tadını vermese de güzeldi.

2 Haziran 2015 Salı

Germinal

Germinal, geçtiğimiz kış bir yakınım tarafından hediye edilen bir kitaptı. Kitabı hediye eden yakınım Germinal’in biraz bunalım ama harika bir kitap olduğunu ve kesinlikle okumam gerektiğini belirtmişti. 550 sayfalık kitap kalınlığı başta gözümü korkuttu. Ancak bir gün kendimi kitabın ilk sayfasını okurken buldum. Veee devamı çorap söküğü gibi geldi. Sayfalar arasında adeta koşturak kitabı bitirdim.

Yazarı Emile Zola olan kitabın konusu Fransa’da geçiyor. Madende çalışan Fransız bir ailenin ve komşularının hayatları tüm detayları ile gözler önüne seriliyor. Yaşadıkları zor hayat koşulu kitabı okurken zaman zaman beni karamsarlığa sürüklese de okumaktan kendimi alamadım. Kitap aynı zamanda Gerard Depardieu’nun baş rolünde oynadığı bir filme de aktarılmış.
Kısacası Germinal’i büyük bir keyifle okudum. Maheu ve ailesi uzun süre hatıralarımdan çıkmayacak. Yakınım hala benim blogumu okuyor mu bilmiyorum ama okuyorsa böyle güzel bir kitap ile beni tanıştırdığı için çok teşekkür ederim.

28 Mayıs 2015 Perşembe

Eminönü'nde Keşif

Önceki yazımda Sahi İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Eminönü’ne yürüdüğümden bahsetmiştim. Çok sıcak bir gün olmasından ötürü oraya varınca açık havada dolaşmak yerine biraz daha yürüyü kendimi Kapalıçarşı’nın serin sokaklarına atmayı tercih ettim.

Kapalıçarşı rengarenk dükkanlarla dolu bir labirent. Her köşe başında ya da her sokağında yeni bir şey keşfedilebiliyor. Bazı dükkanlar ise çoktan keşfedilmiş ve meşhur olmuş. İşte o dükkanlardan biri de Abdulla.
Abdulla, hamam malzemeleri satan bir dükkan. Burada kaliteli havlular, peştameller bulmak mümkün.
Nostaljik hamam tasları...
Bu zeytinyağlı sabunlar Asos’tan geliyormuş.
Abdulla’dan çıktıktan sonra Kapalıçarşı’nın dar sokaklarında dolaşarak bir kaç fotoğraf daha çektim.
Ardından dönüş için Eminönü’ne doğru yokuş aşağı yürüyüş başladı. Tam semtten ayrılacakken daha evvel methini duyduğum ancak hiç gitmediğim butik kahveci Coffe Topia’ya uğradım.  
Fresh Coffee is Good (Taze kahve iyidir) sloganı ile kahvemi içerken dinlenmiş de oldum. (Kahveyi de pek güzel süslemişlerdi J)
Böylece bir Tophane-Eminönü günü de sonlanmış oldu.

26 Mayıs 2015 Salı

"Sahi İstanbul" Sahiden Güzel Mekan

Püfür püfür esen bir teras düşünün. Terasın bir tarafında tarihi Tophane binası, bir tarafında Mimar Sinan’ın eseri Kılıç Ali Paşa Cami ve bir tarafında da eşsiz boğaz manzarası. İşte böyle bir terasa Sahi İstanbul mekanı ev sahipliği yapıyor.

Sahi İstanbul, alt katı hediyelik eşya dükkanı olan terasında ise kahvaltı ve yemek servisi veren bir mekan. Instagramda dolaşırken tesadüfen denk geldim mekana. Geçtiğimiz 19 Mayıs tatilinde de kahvaltı için gittim. Püfür püfür esen terasında sırtımı boğaza dönüp Tophane’yi ve diğer tarihi eserleri seyrederken yaptığım kahvaltıdan inanılmaz keyif aldım. Sanırım buraya daha çok yolum düşecek :)
Mağazada neler var diye bakacak olursak:
İşlemeli peştameller ve şallar...
Oda kokuları...
Ahşap, cumbalı eski İstanbul evleri minyatürleri...
Özel ambalajlı çikolata ve gofretler :)
Baharatlar...
Sahi İstanbul’un mağaza kısmını gezdikten sonra vazgeçemediğim semt Eminönü’ne doğru yürüyüşe başladım. Eminönü’nde her zaman keşfedilecek bir şeyler var. Yeni keşifler bir daha ki yazıya...

21 Mayıs 2015 Perşembe

Sosisli Milföy Çubuklar

Geçtiğimiz Pazar günü evde arkadaşlarımı ağırladım. Onlar için hazırladığım pratik sosisli milföy çubuk tarifini burada da paylaşmak istiyorum. Aslında bu tarif bir çok yemek blogunda bulunmakta. Ancak daha önce rastlamayanlar için belki bir fikir olur diye yazayım dedim.

Malzemeler :
1)Dilediğiniz kadar sosis (Bir pakete yakın kullandım)

2)Dilediğiniz kadar milföy (Sosis oranına göre belirledim)
3)Üstüne sürmek için yumurta sarısı

Yapılışı :
1)Milföyleri derin dondurucudan çıkarıp biraz erimesini bekliyoruz.

2)İki ya da üç milföyü merdane yardımı ile birleştiriyoruz.
3)Milföylerin üzerine sosisi koyup kıvırmaya başlıyoruz.
4)Dilim dilim kesiyoruz.
5)Üzerine yumurta sarısı sürüp fırına veriyoruz.
6)Çıtır çıtır milföy kaplamalı sosisli çubuklarımız hazır J
Afiyet olsun...

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Yeni Bir Koleksiyon

Şimdilerde çok kanallı tv de envai çeşit çizgi film oynuyor. Ancak bu çizgi filmler benim çocukluğumun çizgi filmlerinden o kadar farklı ki. Yenilerden hiç bir çizgi kahramanı tanımıyorum. Mesela benim zamanımda “Gölgelerin gücü adına, güç bende artık” diyen bir He-Man vardı. Sonra Tom ve Jerry’nin maceralarını seyrederdik. Ah o Jerry ne çok çekti Tom’dan. Bir de yalnız kovboy vardı, o da Daltonlara çok çektirdi J Neyse tüm bu çizgi filmler arasında benim favorim ise mavi küçük yaratıklar yani şirinlerdi.

Gelelim konumuza...Ne zamandır bir koleksiyon yapmak istiyordum ama ne olacağına karar veremiyordum. Aslında bir tane koleksiyonum var (sticker koleksiyonu). Sticker koleksiyonunu uzun yıllar büyük bir keyifle yaptım. Yeni yapacağım koleksiyondan da en az onun kadar keyif almalıydım. Veee, buldum. Çocukluğumun favori çizgi filmi şirinlerin figür oyuncaklarını biriktirmeye karar verdim.
Şirinler kitaplığımda kitapların önüne sıra sıra dizilmeye başladılar bile J
Bu arada  postcrossing sayesinde biriken yüzlerce posta kartını da unutmamak lazım..
Siz koleksiyon yapmayı seviyor musunuz?Ne tip koleksiyonlardan hoşlanıyorsunuz fikirlerinizi bekliyorum J

15 Mayıs 2015 Cuma

Son İzlenenler

2 yeni film seyrettim şu sıralar. Yeni dediğime bakmayın filmler vizyondan kalkmış durumda ama ben ancak seyredebildim.

Bunlardan biri Kitap Hırsızı. Film, bir kitap uyarlaması. Markus Zusak tarafından kaleme alınan hikaye 2013 yılında beyaz perdeye aktarılmış. Konu, 2.dünya savaşı esnasında geçiyor. Küçük bir yahudi kızı, ailesi ile kaçarken yolda erkek kardeşini kaybediyor ve akabinde de annesi toplama kampına alınıyor. Küçük kız ise bir alman ailenin himayesine veriliyor. Filmin devamında savaş, parasızlık gibi kavramlar ön planda. Tüm bu kötü olayların içinde ise küçük kızı mutlu eden tek bir şey var o da kitap okuma alışkanlığı. Küçük kız belediye başkanının evinden gizlice “ödünç” aldığı kitaplarla sıkıntılı günlerin üstesinden gelmeye çalışıyor. Film bazı yerlerde çok yavaş ilerlemesine rağmen güzeldi.
İzlediğim diğer film ise Benim Komşum Bir Melek. Eşinden yeni ayrılmış, iş hayatında tutunmaya çalışan bir anne, çocuğunu günün belli saatlerinde komşusuna emanet eder. Ancak komşu, alkolik ve kumarbaz bir ihtiyardır. Zamanla çocuk ile komşu arasında samimi bir ilişki doğar ve olaylar gelişir. Zaman öldürmek için ideal filmlerden biriydi anlayacağınız J
İyi seyirler...