20 Ocak 2026 Salı

Afife ve Yeni Yıl Coşkusu

Varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. En büyük tutkusu tiyatro oldu. Tiyatro uğruna ailesini, aşkını ve en sonunda da hayatını kaybetti. Kimden mi bahsediyorum tiyatronun en önemli isimlerinden birinden, Afife Jale’den bahsediyorum. Yıllar evvel hayat hikayesini okumuş ve günlerce etkisinde kalmıştım. Bu hayattan göçüp gittiğinde tam 39 yaşındaydı ama Aşık Veysel’in de dediği gibi “o gitti, adı kaldı”. Şu sıralar tiyatroda Afife Jale’nin hayatı anlatılıyor. Afife Jale karakterini ise ünlü oyuncu Demet Evgar başarı ile canlandırıyor. Aralık ayı içinde arkadaşımla günlerce bilet kovaladıktan sonra bilet bularak oyunu izleme şansı elde ettik. Oyunculukların zirve yaptığı, sahne dekorlarının muhteşem olduğu ve farklı tiyatro tekniklerinin kullanıldığı bu oyunu gözümüzü kırpmadan seyrettik diyebilirim.

Oyun, Zorlu PSM’de sahneleniyor. Oraya kadar gitmişken Zorlu’nun bahçesinde yer alan yılbaşı köyünü de ziyaret ettik. Aralık ayının ışıltısı bahçenin dört bir tarafını sarmıştı.

Hediyelik eşya dükkanları tüm albenisi ile insanları alışverişe davet ediyordu.

Patlamış mısır, hotdog, pankek gibi diyet düşmanı ürünlerin satıldığı tezgahlar da oldukça boldu.

Biz de tabii ki bunlardan birinden nasibimizi aldık 😊

Böylece akşamı sonlandırdık…

16 Ocak 2026 Cuma

Tarihi Atmosferde Kahve, Zeyrek Camii, Koska’da Köfte ve Vefa’da Boza

Çinili hamamdan çıktıktan sonra hamamın çok yakınında yer alan Zeyrek Cafe’de bir kahve molası verdik. Dört bir tarafı tarihi yapılarla çevrili bu ortamda kahve içmek çok keyifliydi. Hele benim gibi tarih meraklısı biriyseniz kahve hiç bitmesin istiyorsunuz.

Kahve sonrası ise Zeyrek Camisi’ni ziyaret ettik. Zeyrek Camii, Bizans döneminde manastır olarak inşa edilen ve uzun yıllar Bizans İmparatorluğunun önemli yapıları içinde yer alan bir yer. Osmanlı Dönemi sonrası ise camiye çevrilmiş ve Molla Zeyrek Camii ismini almış.

Caminin içi ve zemininde yer alan mozaik.

Camiyi gezdikten sonra karnımızın acıktığını fark ederek Vefa’da yer alan Koska köfteye doğru yer aldık.

Köfteleri yedikten sonra biraz daha Vefa sokakları…

Veee Vefa’nın vazgeçilmezi boza 😊

Boza sever misiniz? Bu hafif ekşimtırak leblebili, tarçınlı, içeceği ben çok severim.

Bozamızı da içtiğimize göre artık Fatih turunu sonlandırabiliriz. Sağlıkla, gezerek kalın :)

14 Ocak 2026 Çarşamba

Zeyrek Çinili Hamam

Nerede kalmıştık? En son Kıztaşı muhallebicisinde kazandibimizi yemiş Zeyrek’e doğru yol alıyorduk. Zeyrek, Fatih’in tarihi mahallelerinden biri. Hoş Fatih’in tüm mahalleleri tarihi ya o da ayrı bir konu.

Zeyrek’te ilk durağımız Zeyrek Çinili Hamam oldu. Burası, Barbaros Hayrettin Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan tarihi bir hamam. İsmini yapısında bolca kullanılan İznik çinilerinden almış. Geçirdiği restorasyon sonrası yeniden ziyaretçi kabul eder durumda. Şu an bir kısmı hamam, bir kısmı ise müze olarak hizmet vermekte. Biz müze kısmını gezdik.

Gezimize müzenin içerisinde yer alan sergiyi dolaşarak başladık. Sergide aynı bir hamam ortamı gibi sıcak-soğuk-ılık bölümler oluşturulmuştu.

Tarihi yapının koridorunda ilerlerken…

Serginin son bölümü ve hamam tasları…

Sergi sonrası ise müzenin bahçesini gezmeye başladık. Bahçede tarihi bir sarnıcın yanı sıra hamam su sistemini anlatan bilgilendirici yazılar bulunmakta.

Arkeolojik kazılarda ortaya çıkmış Bizans seramikleri de bahçenin bir bölümünde sergilenmekte.

Müzenin iç kısmı ise oldukça geniş. Hamam eşyaları ve hamam kültürü epey detaylı anlatılıyor.

Hamam çalışanları hakkında bilgilendirme…

Hamamda giyilen takunyalar…Bunlar yüksekliğine, süsüne, püsüne göre mevki göstergesiymiş.

Hamam tasları…

Peştamal, traş takımı, havlu gibi eşyalar…

Şu tarakların güzelliğine ne demeli? 😊

Müzeyi enikonu gezdikten sonra başka bir tarihi yapıya doğru yol aldık. Bir sonraki yazıda görüşelim mi?

6 Ocak 2026 Salı

Hoş Geldin 2026

Aslında sırada Zeyrek yazısı vardı ama yeni yıla girişimizle beraber araya küçük bir yeni yıl yazısı sıkıştırmak istedim 😊

Bir koca sene daha bitti. 90’lı yıllarda iken 2000’li yıllara girecek olmanın heyecanını yaşar, 2000 yılını dört gözle beklerdim. 2000 yılına girdik ve üzerinden tam 25 sene geçti. Yani yeni yüzyılın çeyreğini bitirmiş olduk. Zaman biraz fazla hızlı akmıyor mu?

Yeni yıla evde ailecek girdik. Ben özel günleri kutlamayı seviyorum. Evde biz bize olsak dahi masa hazırlamak, etrafı süslemek hoşuma gidiyor. Keza bayramlara da bayram tatlısı yapmadan girmiyorum. Doğum günleri ise ayrı bir seremoni 😊

Bu sene de minik bir sofra hazırladım, yemeğimizi yedik, ailece sohbet ettik. Biraz müzik açtık, biraz tombala oynadık ve 2026’ya merhaba dedik. 

2026’nın herkese sağlık ve mutluluk dolu günler getirmesini dilerim…

26 Aralık 2025 Cuma

Fatih’te Bir Gün

Geçtiğimiz hafta sonu baba kız günü yaparak tarihi yarımadada bir gün geçirdik. Gezmeli, tozmalı ve bolca yemeli-içmeli bir gün oldu.

İlk önce Bozdoğan Kemeri’nin önünden geçtik. Kemerin önünden geçerken İstanbul’da ne kadar fazla simgesel yapı olduğunu düşündüm. Kız Kulesi, Galata Kulesi, Haydarpaşa Garı bunlardan sadece bazıları… Roma döneminden kalma Bozdoğan Kemeri de bence simge sayılacak yapılardan biri.

İkinci durağımız ise Fatih Camii oldu.

Şadırvanı ile, minareleri ile 600 senelik bu yapı harika bir mimari örneği.

Özellikle iç mekanı çok huzurlu…

Sırada ise Kıztaşı bir diğer adı ile Markianos Sütunu var…Bizans İmparatoru Markianos’un tahta çıkışının ardından inşa edilmiş bu sütun Fatih’in önemli yapılarından biri.

Uzun süredir Fatih’te yer alan Kıztaşı Muhallebicisi’ni merak ediyordum. Sütunu gördükten sonra hemen yakınındaki muhallebiciye uğradık.

Tavuk göğsü, kazandibi ve muhallebinin önce çıktığı mekanda biz kazandibi tercih ettik. Güler yüzlü personelin sunduğu nefis tatlımızı yerken baba kız hem Fatih’teki yapılardan bahsettik hem de birazdan yapacağımız rotayı belirledik.

İstikamet Zeyrek 😊

19 Aralık 2025 Cuma

Geçen Günler

Ne zaman sabah oluyor, ne zaman akşam oluyor, hafta nasıl başlıyor ve nasıl bitiyor hiç anlamıyorum. İçinde bulunduğumuz proje nedeniyle yoğun bir iş temposu ile çalışıyorum.  Böyle zamanlarda yaşanan stres yıpratsa da çalışmak güzeldir deyip yoluma devam ediyorum.

Bazen araya bir kültürel-sosyal aktivite ekleyerek yoğun temponun etkisini azalmaya çalışıyorum. İşte bugünlerden birinde iş arkadaşımla beraber Saatleri Ayarlama Enstitüsü tiyatro oyununu seyretmeye gittik. Geçtiğimiz baharda kitabını okuduğum eserin tiyatro oyununu seyretmek oldukça keyifliydi. Serkan Keskin’in başrolde oynadığı oyun uzun süredir kapalı gişe devam ediyor. Eğer bilet bulabilirseniz mutlaka gidin derim 😊

Veee daha önce de burada defalarca kez bahsettiğim pandemi hobim olan yemek yapma devam ediyor. Bazen kurabiye, bazen yeşil mercimekten köfte, bazen de çıtır çıtır bir börek sofralarımızı şenlendiriyor…

Keyifle kalın…

9 Aralık 2025 Salı

Tatil Kitapları

Araya birçok yazı girdi ve Eylül ayında gerçekleştirdiğim tatil esnasında okuduğum kitapları bir türlü yazamadım. O zaman hadi bakalım 😊

Sabiha…İpek Çalışlar’ın son padişah Vahdettin’in kızı hakkında yazdığı biyografik roman. Hikaye Sabiha’nın çocukluğundan başlayıp son yıllarına kadar devam ediyor. Kitap aynı zamanda Osmanlı Hanedanın son yıllarına, sürgün zamanına ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına da ışık tutuyor.

Zamanın Kapıları…Aynı zamanda televizyon dizisine de uyarlanan kitap Ayşe Övür’e ait. Yazarla yakın zaman önce Botter Apartmanı ile tanışmıştım. Sonrasında Markiz’deki Kadın ile devam ettim. Zamanın Kapıları ise son okuduğum kitabı oldu. Hikaye İstanbul’un muhtelif semtlerinde en çok da Yedikule’de geçiyor. İki gencin kesişen hikayesi ve bu hikayenin arkasındaki sırların açığa çıkmasını anlatıyor.

Tatilde son okuduğum kitap ise Nahit Hanım oldu. Birçok tanınmış ismi yazıya döken Osman Balcıgil’e ait bir biyografik roman daha…Nahit Hanım, cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden biri. Dönemin ünlü şairleri Necip Fazıl ve Sabahattin Ali’nin aşık olduğu ama Orhan Veli ile yaşadığı aşkla tanınan Nahit Hanım…Hızla okunan, sürükleyici aynı zamanda cumhuriyetin ilk yılları hakkında bilgilendirici bir kitap.