23 Ağustos 2019 Cuma

Sanki Bir Masal Karesi


Metronun merdivenlerinden gün ışığına doğru yukarı çıkıyoruz. Merdivenlerin bittiği noktada yüzümde kocaman bir gülümse oluşuyor. Şaşkın şaşkın çevreme bakıyorum. Sonunda Kızıl meydandayız. Evet, renkli bir meydanla karşılacağımızı umuyordum ama bu kadar renklisini tahmin etmemiştim. Sanki bir masal karesinin içindeyiz.

Diriliş kapısından Kızıl meydana giriş yapıyoruz. Tabi ki girmeden evvel Iver Şapel’i fotoğraflamadan geçmiyoruz.
Veee Kızıl meydan…Her bir köşesi ayrı ihtişam…
Meydanın kuşkusuz en önemli yapısı ise Aziz Vasil Katedrali.
Biraz dolaştıktan sonra Moskova’nın tarihi ve ünlü alışveriş merkezi Gum’a uğruyoruz. Burası gerçekten çok şık ve çok hoş bir alışveriş merkezi. Alışveriş yapılmasa bile uğranması gereken yerlerden biri.
Ah bir de Nikholskaya caddesi var. Işıl ışıl, trafiğe kapalı bir cadde. Cadde üzerinde sağlı, sollu sıralanmış butiklere, cafelere bakarak ilerliyoruz.
Varış noktamız Khinkal’naya isimli Gürcü restoranı oluyor. Yer altında bulunan ve otantik bir şekilde dizayn edilmiş restoranın ambiyansını çok seviyoruz.
Sipariş verdiğimiz khinkali isimli mantı ise ortalama lezzette.
Ancak eritme peynir muhteşem.
Sonrasında tekrar Nikholskaya caddesine geçiyoruz. Bu keyifli caddede yürürken kışın caddenin karlar altındaki halini hayal ediyor ve umarım bir gün kışın da gelmek nasip olur diye içimden geçiyorum.
Böylece Moskova’da ilk günümüz sona eriyor.

8 yorum:

  1. bizim için de gezin ne güzel🙋‍♀️🙋‍♀️
    https://benimisimdikis.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. Ah ne güzel yerlere gidilmiş harika fotoğraflar çekilmiş..
    Trafiğe kapalı olan sokaklarda özgürce dolaşmak istedi içim:)
    Keyfinizce gezin..

    YanıtlaSil
  3. mantı ve peynir pekiiiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mantısı çok güzel değildi ama peynir 10 numaraydı.

      Sil
  4. Hayran kaldım Moskova ya, inşallah kısmet olur gitmek :)

    YanıtlaSil