14 Şubat 2019 Perşembe

Bir Hafta Sonu Kaçamağı


Geçtiğimiz hafta sonu ailece Bursa kaçamağı yaptık. Sabahın erken saatlerinde çıktığımız yolda ilk durağımız Cumalıkızık oldu. Yaklaşık 10 sene evvel Cumalıkızık’a gitmiş ve çok beğenmiştim. Kısmette yıllar sonra bir kez daha ziyaret etmek varmış.
Benim gittiğim yıllarda orada kahvaltı yapmak çok popüler değildi. Şimdi ise adım başı bir kahvaltı yeri açılmış. Köy sakinleri evlerini kahvaltı servis edebilecek hale çevirmişler. Gitmeden evvel bunu öğrendiğim için internetten rastgele seçtiğim bir yere rezervasyon yaptırmıştım. Azime Abla’nın yeri…

Bizi kapıda bizzat Azime Abla’nın kendisi güleryüzü ile karşıladı. Sonrasında da nefis bir masa donattı.
Biz kahvaltıya başlamışken ekmeklerimiz de sobanın üzerinde çıtır çıtır kızarıyordu. Soba üzerinde ekmek kızartmak şu an ne kadar lüks bişi değil mi?
Kahvaltımızı yaptıktan sonra köyün içinde biraz gezdik.
Cin aralığı isimli meşhur sokaktan da geçmeyi ihmal etmedik.
Daha sonra ise müze haline getirilmiş Küpeli Konak’a uğradık.
Ve son durağımız da meydanda kurulmuş olan köy pazarıydı.
Böylece biraz pazarda gezinip, poşetlerimizi kestane ile doldurarak Bursa’nın içine doğru yol aldık.

12 Şubat 2019 Salı

Bir Mim


http://oytunlahayat.blogspot.com/ blogunun sahibi sevgili Şebnem beni mimlemiş ve bazı sorular sormuş. Bakalım ben nasıl cevap vermişim.

1)2018 senin için nasıl geçti?
Çok ama çok yoğun bir seneydi. İnanılmaz bir tempoda çalıştım. Güzel tatiller yaptım, arkadaşlarımla bol bol sosyal aktiviteler içinde yer aldım. Öte yandan tabi ki sıkıntılar ve hayal kırıkları da yaşadım. İnsanların her zaman göründüğü gibi olmayacağının farkına vardım. Evet, bunun farkına tam 38 yaşında vardım. Algılarım epey açıkmış J

2)Bu yıl yapmak istediğin fakat yapamadığın bir şey var mı?
Bunu çok düşündüm ama yok..

3)2018’i bir tatlıya benzetsen neye benzetirsin?
Aşure J Her şeyden var içinde ve orta şekerli bir tatlı işte.

4)Bu yıl en sevdiğin olay nedir?
Öyle çok sevindiğim bir olay hatırlamıyorum. Yavan geçmiş be 2018…

5)Bu yıl en çok hangi filmi, diziyi,müziği ve kitabı beğendin?
Hiç dizi seyretmedim. Tv seyretmeyeli sanınırım 6 sene oldu. Kitap olarak ise Nil Karaibrahimgil’in Nil’e Hayat Dersleri isimli kitabı favorimdi. Müzik konusuna gelince yılın son günlerinde sürekli 80’li yılların şarkılarını dinledim ve çok da keyif aldım.

Mimi isteyen herkes yapabilir.

7 Şubat 2019 Perşembe

Doğum Günü Vol 9999999


Bu sene kaç kez mum üfleyip, pasta kestim ben de unuttum.1 haftadır epey şımartılmış durumdayım.

Doğum günü arifesinde iş arkadaşlarımın bir bölümü ile beraber yemek yedik ve pasta kestik. Doğum günümü ise ailemle geçirdim. Beraber en sevdiğim kebapçılardan birine, Hamdi’ye gittik. Eminönü’nün tatlı telaşla karışık kargaşasını yukardan seyrederek yeni yaşıma girdim.
Favorim fıstıklı kebap…
Künefe sanırım en sevdiğim 3 tatlı arasına girer.
Ve ilk kutlama…
Sonrasında arkadaşlarımla başka kutlamalarımız da oldu.
Taze çiçekler, uzaklardan gelen hediyelerle bol bol şımartıldım.
Böylece bir yaşı daha devirmiş oldum.  

2 Şubat 2019 Cumartesi

Mutlu Yaşlar Bana


Bugün benim doğum günüm J 39 yaşıma girdim. Amaan doğum günü de artık sıradan bir gün, belli bir yaştan sonra önemini yitiriyor diyenlerden değilim maalesef. Sonuna kadar keyfini çıkarmayı sevenlerden ve her türlü şımartılmaya açık olanlardanım.

İlk defa yeni bir yaşa daha bilinçli ve daha ne istediğini bilen biri olarak girdiğimi düşünüyorum.  Umarım her şeyin güzel geliştiği, bana çok şey katan, beni geliştiren bir yaş olur.

O zaman güle güle 38, hoş geldin 39.

1 Şubat 2019 Cuma

Mathilda


Her şey bir arkadaşımın instagramdan gönderdiği ileti ile başladı. Çeşit çeşit profiteroller içeren gönderi oldukça iştah açıcıydı. Akaretler’de Mathilda isimli bir cafe açılmıştı ve envai çeşit profiterol yapıyordu. En kısa zamanda oraya gitmeyi aklıma koymuştum.

Oraya gidişim hafta sonu Gülşah ile buluştuğumuz güne denk geldi. Pazarda dolaştıktan sonra Akaretler’e doğru yürüdük ve bu şirin cafeye adımımızı attık.
Oldukça güler yüzlü personellerin çalıştığı cafenin ambiyansının da çok hoş olduğunu söyleyebilirim.
Sabah kahvaltısını çok sağlam yaptığımız için maalesef midemizde profiterole yer kalmamıştı. O yüzden pataşu tercih ettik. Lotus kremalı pataşuya bayıldım.
Limonlu, kahveli, fıstıklı gibi başka çeşitler de bulunuyor.
Böylece Gülşah ile bol bol sohbet edip, çeşitli konularda fikir alışverişi yaparak günü sonlandırdık.

29 Ocak 2019 Salı

Çarşı Pazar Gezmece

Geçtiğimiz Cumartesi günü blogger arkadaşım Gülşah ile bir araya geldik. Blog yazmanın bana kattığı en güzel şeylerden biri de burada edindiğim dostluklar oldu sanırım. Sabah erken saatlerde Beşiktaş’ta buluştuk. Amacımız Bay-Kuş Cafe’de kahvaltı yapmak ve oranın meşhur lezzeti Ordu tostunun keyfini çıkarmaktı. Ben daha evvel Ordu tostunu tatmış ve çok beğenmiştim. Gülşah da denemek istiyordu ama şansımıza tost yoktu. Biz de tost yerine börekli, pişili bir kahvaltı tercih ederek güne başladık. 
Kahvaltı sonrası ise istikametimiz Beşiktaş pazarı oldu. Pazar gezmeyi ve pazardan alışveriş yapmayı hep sevmişimdir. Dolabımda ünlü markaların parçaları olduğu gibi pazardan aldığım ürünler de yer alır. Ayakkabı, palto/mont ve iç giyim hariç pazardan seve seve alışveriş yapabilirim.

Önce tazecik sebze ve meyvelerin arasında dolaştık.
Sonrasında ise tüm pazarı arşınladık.
Pazar sonrası ise bir arkadaşımın tavsiye ettiği mekanı keşfetmek için Akaretler’e doğru yol aldık. Oradaki izlenimlerim ise bir sonraki yazıda gelsin J

25 Ocak 2019 Cuma

Duyarlılık, Dürüstlük ve Bazı Etik Değerler

Yaklaşık 2 senedir kurumsal bir şirkette çalışıyorum. Çalıştığım şirketin genel merkezi engellilere tekerli sandalye temin edebilmek için mavi kapak topluyor. Internet sitesinde gördüğüm kadarıyla grubun bir çok şirketi de bu sosyal yardım projesini destekliyor. Ben de kendi çapımda kapak topluyorum ve merkeze iletiyorum. Ancak bireysel olarak topladığım kapak adeti tabi ki sınırlı sayıda kalıyor. O yüzden geçtiğimiz hafta iş arkadaşlarımla konuyu paylaştım. Ne yazık ki çoğu kimse bu konuda yardımcı olmak istemedi, kapak ayırmanın oyalayıcı bir iş olduğunu düşündüler. Oysa bir kapağı açıp kenara koymak 5-6 sn, günde 10 kapak ayırsan 1 dakika eder.. Şunu anladım ki artık bir çok insan bir başkası için 1 dakikasını dahi ayırmak istemiyor.
Yine bir kaç gün sonra bu sefer instagramda bir olaya şahit oldum. İnstagramda fotoğraflara bakarken sponsorlu bir sayfa önüme düştü. Bir adam “çocuğunun yerde para bulduğunu ve çok sevindiğini, kendisinin de çocuğuna hemen parayı oyuncağının arasına saklamasını ve değerini bilmesi gerektiğini söylediğini” anlatıyordu. Yorumlara baktığım zaman bir çok kişinin adama çocukların nasıl para kıymeti bileceği konusunda fikir danıştığını farkettim. Yalnızca bir kişi yerde bulunan paranın alınmayacağını ve bunun yanlış olduğunu belirtmişti. Bu kişiye de karşı çıkan bir sürü insan olmuştu. İşin özü yerde para bulup bunu cebe atmak ne zaman bu kadar normal bir davranış haline dönüştü ?
İşte böyle… Bugün son zamanlarda şahit olduğum bazı olayları paylaşmak istedim. Ben mi çok ince düşünüyorum yoksa bu davranışlar normal mi?