Geçen hafta
uzun süredir görüşmediğim bir arkadaşımla buluştum. Arkadaşım bir alışveriş
merkezine gidip uzun uzun sohbet edelim dedi. Ancak bu güzel havalarda alışveriş
merkezine hapsolma fikri pek hoşuma gitmiyor. O esnada aklıma Atürük Arboretumu
geldi. Hadi dedim buraya gidelim. Böylece hem yürüyüş yaparız, hem otururuz hem
de sohbet ederiz. Bu fikir ona da uyunca beraber Bahçeköy’e doğru yol aldık.
Arboretumdan
içeri girdiğimiz anda yemyeşil bir alan ve küçük bir gölet bizi karşıladı.
Göletin etrafına konulan banklarda insanlar oturmuş göletteki kuğuları,
ördekleri seyrediyordu.
Biz de biraz
gölet çevresinde takıldıktan sonra yürüyüşe başladık. Arboretum içerisinde yer
alan ağaç ve bitkilerin isimleri, geldikleri ülke ve diğer açıklayıcı bilgiler
her bitkinin önüne bir tabela konularak belirtilmiş.
Ormanın
içine doğru ilerlerken ikinci bir göletin yanından geçtik.
Orman yolu
zaman zaman asfalt zaman zaman da toprak yol oluyor. Değişmeyen tek şey var o
da yol buyunca solunan oksijen ve toprak kokusu.
Yürüyüş
esnasında bizi yalnız bırakmayan dostlarımız da vardı.
Yaklaşık 1
saat süren yürüyüşten sonra arboretumun diğer tarafına geçtik. Orada da üçüncü
ve son göleti gördük. Bence göletler içinde manzara olarak olarak en güzel
olanı buydu.
Biraz da bu
gölet kenarında oyalanıp, fotoğraf çekerek arboretumdan ayrıldık.