Emirgan Korusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emirgan Korusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2013 Çarşamba

Emirgan Korusu

İstanbul’da kafa dinleyebileceğimiz, börtü böcek seslerine kulak verip toprağın kokusunu içine çekebileceğimiz yerlerden biri de Emirgan Korusu. Zaman zaman bu koruya bir arkadaşımla, ailemle ya da yalnız giderim. Biraz yürüyüş yapar, denizi seyreder bir şeyler yiyip  içtikten sonra dönerim. Ancak lale mevsiminde ve yazın buraya gitmeyi çok tercih etmiyorum. Özellikle lalelerin etrafı renklendirdiği Nisan ayında inanılmaz kalabalık oluyor öyle ki koruda yürümek bile zorlaşıyor.

Yaklaşık 3 hafta evvel bir Pazar günü ailece kahvaltı etmek için Emirgan Korusu’nu tercih ettik. Uzun sohbetli, bol kahkahalı kahvaltı sonrasında ise koruda yürüyüş yaptık. Güneşli ama bir o kadar da serin olan o gün fotoğraf çekme şansım da oldu. Ancak bir türlü burada paylaşamamıştım kısmet bugünmüş J
Koruda tam 3 tane köşk bulunuyor. Pembe, sarı ve beyaz köşk...Pembe ve beyaz köşkte servis veriliyor mu bilmiyorum ama biz çoğunlukla Sarı Köşkü tercih ediyoruz. Sarı Köşk korunun tepesinde yer alan mazarası en güzel köşk. Oldukça büyük bir bahçeye sahip olduğu için yaz aylarında kahvaltıya gidildiği zaman oturacak yer sıkıntısı olmuyor. Ancak kış aylarında iç mekanda yer sıkıntısı yaşanabiliyor.
Sarı köşkün önünde bir de yapay havuz bulunmakta. Güzel havalarda havuzun çevresinde yer alan masalarda da oturmak mümkün.

Pembe ve beyaz köşkler...
 
Sıcak havalarda insanlar koruyu daha çok piknik için tercih ediyor. Mevsim itibari ile piknik yapılan bütün masalar boştu.
Koruda gezerken yer altına doğru inen bir pencere dikkatimi çekti. Oradaki bir görevliye buranın ne olduğunu sorduğum zaman silah deposu cevabını aldım. Vakti zamanında korunun belli bir bölümü meğer silah deposu olarak kullanılmış.
Emirgan Korusu hakkında yazacaklarım bunlardan ibaret. Son olarak, sessiz, sakin, bol oksijenli bir hafta sonu için Emirgan Korusu güzel bir seçim diyebilirim.