27 Mayıs 2014 Salı

Festival Şehri Sevilla

Gezimizin 4.gününde bizi yeni bir şehir bekliyordu, Sevilla. Endülüs’ün en büyük şehrini göreceğimiz için biraz heyecan biraz da merak içinde yola çıktık. Sevilla’da güzel bir sürprizle karşılaşacağımızdan henüz haberimiz yoktu. Şehir merkezine girdiğimiz anda insanların geleneksel flamenko kıyafetlerini giydiğini ve her yerde eğlenceler olduğunu gördük. Meğer senede bir kez Nisan ayında gerçekleşen festival bu sene ertelenmiş ve bizim ziyaret ettiğimiz döneme denk gelmiş. Böylece biz de festivalin birer parçası olduk J

Sevilla’da ilk önce Plaza de Espana’ ya gittik. Mimarisi ve içinde akan suları ile çok güzel bir meydandı burası.
Meydanın her tarafında İspanya’nın geleneksel ürünleri arasında yer alan yelpazeler satılıyordu.
Meydandaki gezimizi bitirdikten sonra Sevilla’nın dolambaçlı sokaklarına girdik. Burada Yahudi Mahallesi ve Arap Mahallesi diye iki önemli mahalle var.
Yine Cordoba’daki gibi ara sokaklar küçük meydanlara açılıyor. Bu meydanların birinde kısa bir mola verdik ve buz gibi sangria ve limonata keyfi yaptık. Bu esnada gördüğümüz termometre 38 dereceyi gösteriyordu J
Ardından Sevilla’daki en önemli yapıya Santa Maria Katedrali'ne gittik. Katedral gezisi tur programına dahil değildi. Ancak buraya kadar gelip Avrupa’nın en büyük katedrallerinden birini görmeden dönmek olmazdı. Biraz kuyruk bekledikten sonra içeri girdik ve katedrali gezmeye başladık. Katedralde geçmiş yüzyıllardan kalma bir çok eser sergileniyor. En önemli bölüm ise Christoph Colomb’un mezarının olduğu bölüm. Ünlü kaşif Christoph Colomb bu kilise içinde yatıyor.
Katedralin bir de Giralda isimli bir kulesi bulunuyor. Kulenin tepesine çıkıp enfes Sevilla manzarası seyretmek mümkün. Ancak yaklaşık 40 katlı bu kulenin tepesine ulaşmak için maalesef asansör bulunmuyor. Biz de tabanlara kuvvet dedik ve tepeye kadar çıktık J İşte tepeden çektiğimiz manzara fotoğrafı da aşağıda...
Kuleden inince ise hemen restoran aramaya başladık. E o kadar enerji kaybettik geri almamız lazımdı di mi? J Katedralin arkasında yer alan ve asıl işi paella olan bir restorana girdik. Ben ilk önce Gazpocha çorbası siparişi verdim. Gitmeden evvel bu çorbayı duymuş ve mutlaka denemek istiyordum. Gazpacho buzlu buzlu servis edilen bir domates çorbası çeşidi.
Ardından deniz ürünlü paella siparişimizi verdik ve karnımızı iyice doyurduk.
Restorandan çıkınca etrafta gezen faytonları gördük. Havanın da sıcak olması dolayısıyla faytona binelim ve gölge altında şehri gezelim dedik. İyi ki de yapmışız. Yavaş yavaş tüm önemli noktaları keyifle gezdik.
İşte bu fotoğraf da festivale katılan yerel halka ait...
Sevilla’da artık her yeri gezip ezberledikten sonra üstüne bir de nehir turu yaptık.
Tur dönüşü ise nehir kıyısında yer alan Altın Kule’yi fotoğrafladık ve otele döndük.
Yarın ki durak Ronda ve Marbella...

8 yorum:

  1. Ben en çok festivale katılan insanları beğendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel, rengarenk bir festivaldi :)

      Sil
  2. Ne güzel gezmişsiniz ve ne kadar şanslısınız ki festivale denk gelmişsiniz. iyi eğlenceler, iyi gezmeler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet festival bakımından çok şanslıydık :)

      Sil
  3. o ara sokaklarda gezip dolaşmak susayınca da buz gibi bi sangria içmek istedim şimdi:) ne güzel bir gezi olmuş süper,,

    YanıtlaSil
  4. Geçen yıl Barcelona'ya gitmiştik.Sangria ve paella denemiştim bende...Paella muhteşemdi,tadı damağımda kaldı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Afiyet olsun :) Bizim denediğimiz de güzeldi ama asıl yeri Valencia imiş.

      Sil