16 Şubat 2016 Salı

Gel Ne Olursan Ol Yine Gel

Demiş Mevlana..Hatta buna ilaveten bir sürü güzel söz söylemiş. Ancak hayat şartlarında maalesef çoğunu okuyup geçiyoruz, uygulamada sınıfta kalıyoruz yani.

Mevlevilik üzerine çok fazla araştırmam ve çalışmam yok. Öte yandan uzun süredir bir sema gösterisi seyretmek ve Galata Mevlevihanesi Müzesi’ni gezmek istiyordum. Gösteri seyretmeyi henüz gerçekleştiremedim ama müzeyi gezdim. Geçen yazıda bahsettiğim Rovouna 1906’da kahvemi içtikten sonra tünele doğru ilerleyerek mevlevihaneye ulaştım. Kuledibine inen yolun hemen başında yer alan mevlevihanenin küçük, gösterişten uzak bir girişi var.
O küçük girişten girdikten sonra asıl benim şaşırtan kocaman ve huzurlu avlusu oldu. Avlu tamamen Beyoğlu’nun karmaşasından uzak durumda. Bir banka oturup simit yiyerek ve sessizliği dinleyerek burada epey zaman geçirilebilir.
Avluda Adil Sultan Şadırvanı ve şadırvana ait bir kitabe bulunuyor.
Müzeye girişte müze kartı geçiyor. Flashsız fotoğraf çekmek de serbest. Müzede mevleviliğe dair bir çok eser sergileniyor. İşte bazıları;
Tarikatlara göre taclar...
Mevlevi kıyafeti örneği...
Ritm aletleri...
Bir oda...

Veee sema gösterilerinin yapıldığı alan...
Bahçede bir de kabristen bulunuyor. Mevlevi tabirine göre buraya Hamuşan denirmiş. Sessizler, susmuş olanlar manasına gelirmiş...

18 yorum:

  1. Bu mekanı ziyaret etmek de bir türlü nasip olmadı. Uzun bir süre tadilattaydı sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım vakit bulup uğrarsın Beyzacım.

      Sil
  2. Sayenizde İstanbul'u öğreniyoruz, yazılarınızı biraz da utanarak okuyorum. Buraları hep gezmiş olmamız gerekirdi . Bir de müzenin çok boş olması dikkatimi çekti. Mevsimden dolayı mı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek mevsimden ötürü olduğunu sanmıyorum İlhan Bey.Biliyosunuz biz de müze ziyareti için ilgi az oluyor :(

      Sil
  3. Umarım bir gün gidip gezmek nasip olur :))

    YanıtlaSil
  4. Sayende bizde gezmiş oluyoruz , ne güzel canım . bu arada seni mimledim :)

    YanıtlaSil
  5. Biz de gidelim, teşekkürler paylaşım için...

    YanıtlaSil
  6. seviyorum senin bu gezi postlarını, sade ve kararında fotoğraflarla anlatımını..
    öperim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimi ben de sizi öpüyoru...

      Sil
  7. şahane:))
    oradaki gösteri tatmin edici değil,tecrübe ettim:) bişey kaçırmadın yani:)
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet blogunuzdaki yazıyı hatırlıyorum o yüzden gitmedim gösteriye...

      Sil
  8. yaaa çok güzel şeyler yazıyon sen. bunun önünden çok sık geçiyorum ve içine giriyorum ama bahçede oturuyorum dinleniyorum filan. bak içine girmedim sema gösterisi olduğunu da bilmiyordum. ilgimi çekiyordu bak tamam iyi oldu bunu öğrendiğim. ayrıca geçen ahmet ümitin beyoğlu rapsodisi romanını okurkan de karşılaşmıştımdı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler.Şu an a kadar hiç Ahmet Ümit kitabı okumadım ama başlayacam bir yerden sanırım.

      Sil
  9. şaşırtıcı gelebilir size ama gel ne olursan ol yine gel sözü Mevlana'ya ait değilidir. Ama onun anlayışına uyduğu için halk tarafından bu söz Ona yakıştırılmıştır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle mi?Bilmiyordum şimdi araştırdım evet kimi kaynaklarda onun sözü kimi kaynaklarda da başka bir ismin sözü olarak geçiyor.

      Sil