7 Eylül 2015 Pazartesi

Tam Yol İleri : İstikamet Helsinki

Estonya’da uyandığımız son sabah içimde garip bir heyecan vardı. Kuzeyin büyük bir şehrine Helsinki’ye gidecek ve bu yolculuğu gemi ile yapacaktık. Deniz yolculuğu deneyimim Avrupa-Anadolu yakası arasında sınırlı olduğu için tabi ki çok heyecanlandım. Limana gelişimizin ardından 9 katlı bir gemide yerimizi aldık. Yolculuk ettiğimiz gemi,  içinde restoran, süper market  ve çeşitli dükkanlar barındıran büyük bir gemiydi. Dolayısıyla dükkanları gezerken vaktin nasıl geçtiğini ve Finlandiya’ya nasıl ulaştığımızı anlamadık. Dükkanların birinde gördüğüm elinde çatal bıçak ve ketçap hazır bekleyen ayı baskılı t-shirt Finlandiya’nın kutup bölgesine atıfta bulunuyordu ve benim çok hoşuma gittiJ
Finlandiya aynı zamanda binlerce adaya ev sahipliği yapması ile ünlü. Dolayısıyla  karaya adımımızı atmadan evvel ada manzaraları ile göz banyosu yaptık
Karaya çıkınca ilk durağımız Helsinki Katedrali oldu.
Şehirde demiryolu ulaşımı inanılmaz derecede gelişmiş durumda. Ben hiç bir Avrupa şehrinde bu kadar fazla tren hattı gördüğümü hatırlamıyorum. Dolayısıyla gar binası da oldukça görkemli.
Gar binasından biraz daha ilerleyince meşhur alışveriş caddesine ulaşıyoruz (adını unuttum valla) Burada ünlü markaların dükkanlarını ve çeşitli cafeleri bulmak mümkün. Yurt dışı tatillerimde kıyafet, ayakkabı peşinde pek koşmadığımdan bu cadde açıkçası çok ilgimi çekmedi. Öte yandan Helsinki’de yaşayan biri olsam müdavimi olabilirdim J
Caddeden ayrılınca ise açık hava pazar yerine ulaştık. İşte burası tam benlikti. Pazar yerinde geyik boynuzundan yapılmış objeler ve yöresel bebekler başı çekiyordu.

Yeme içme olarak çoğunlukla balık eti, geyik eti ve ayı eti tüketiliyormuş. Ayı etini denemeyi aklımın ucundan bile geçirmediğimden, geyik etini de daha evvel Macaristan’da denediğimden ben deniz ürünü tabağı tercih ettim.
Açık pazarın hemen karşısında ise kapalı bir bulunuyor. Burası sadece yemek içme olarak hizmet veriyor. Bu kapalı binada Finlandiya mutfağının yanında çeşitli ülke mutfaklarını bulmak da mümkün.
Finlandiya’da en çok tüketilen meyveler ise Baltık ülkelerinde olduğu gibi orman meyveleri. Türkiye’dekinin yarı fiyatına çok lezzetli ahududu, böğürtlen ve yaban mersini yenilebilir.
Helsinki’den genel olarak bahsedecek olursak, ulaşım imkanları çok yüksek olan,modern, gelişmiş bir şehir. Valla kendine has bir havası yok ama gezilecek dolaşılacak bir çok yeri var.

13 yorum:

  1. gamzecim,en ilgili olduğum yer kuzey avrupa,
    hayalim eşimle gezip gezip tozunu atmak.
    umarım nasip olur.
    teşekkürler,sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah en kısa zamanda oralara bir seyahat gerçekleştirir ve eşinizle muhteşem bir tatil geçirirsiniz.Biz de tatil anılarınızı keyifle okuruz...Sevgiler :)

      Sil
  2. Birgün Finlandiyaya yolum düşerse kullanacağım paylaşımını :D bu arada için için gülüyorum finlandiyaya yolum ne düşer diye ama hayat bu hiç belli olmaz :D .Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Niye yolunuz düşmesin ki?Bence sağlığınız elverdiği sürece hayatta her şeyin olması ihtimal dahilinde. Umarım gider benim paylaşımımı da kullanırsınız :)

      Sil
  3. Vayyy , Kuzey ülkelerine karşı hep içimde ayrı duygular beslerim ...
    Çok güzel bir yazı olmuş ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için...

      Sil
  4. Ayılı tişörte ben de bayıldım :) Demek ayı eti de yiyorlar, ilginç. Daha önce duymamıştım yendiğini. Kuzey ülkelerini görmeyi ben de çok istiyorum. doğa olarak çok ilgimi çekiyor oralar. umarım bir gün kısmet olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ayı eti en çok tükettikleri et türüymüş.Umarım bir gün gider gezip tozarsınız...Sevgiler...

      Sil
  5. harika bir gezi olmuş :) bize de kısmet olur inşallah

    YanıtlaSil
  6. ayyy ben kuzeyciyim yaaa bi zw izlandaya gidicem. size sorarım artık giderken. bugün sizi bloguma koycam yaaa herkes gezsin sizinleee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım en kısa zamanda gidersin Deeptone, ben de senin İzlanda anılarını okurum😊Bu arada çok teşekkür ederim hemen geliyorum bloguna...

      Sil
  7. Blogunuzu tesadüfen gördüm ve hoşuma gitti :) güzel ve sıkmayan bir gezi yazısı olmuş, ayı eti tüketmeleri ilginçmiş doğrusu. Paylaşımınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil